Dikişsiz İmplant

Kimlere uygulanabilir:

Yeterli kemik uzunluğu ve genişliği olan tüm hastalarda kapalı cerrahi uygulanabilir. Bunun tespiti için hastanın çene kemiğinin üç boyutlu görüntüsünün alınarak hekim tarafından analiz edilmesi gereklidir.

Avatanjar:

  • Cerrahi süre klasik implant cerrahisine göre üçte birlere hatta dörtte birlere düşmektedir.
  •  İmplant konumlandırmaları çok daha isabetli yapılabilmektedir. Bu da implantın uzun vadeli başarısına olumlu etki etmektedir.
  •  İleri cerrahi gereken bazı vakalarda ileri cerrahiye gerek kalmadan implant yerleştirilebilir.
  • Cerrahi sonrası kanama, ağrı, şişlik çok daha az ve kısa süreli görülmektedir ve hasta ağzında dikiş atılmaz
  • İyileşme süresi çok daha hızlıdır.
  • Daha estetik ve fonksiyonel protezler üretebilmek mümkündür.

Dezavantajları:

  • Yeterli kemik ölçücüleri ve kalitesi olmayan hastalarda uygulanamaz.
  • Klasik cerrahiye göre biraz daha maliyetlidir.(cerrahi quıde masrafı oda her hastada gerekmez)
  • Doğru planlama yapılmadığı ya da planlamaya uygun şekilde cerrahi yapılmadığı taktirde kapalı cerrahi ile sonuç alınamayıp işlemlere açık cerrahi ile devam edilebilir. Bu alanda hekim deneyimi ve becerisi, klinikte üç boyutlu görüntüleme sisteminin olması son derece önemlidir.

Uygulama

Kapalı cerrahi için standart panaraomik röntgen görüntüsü yeterli değildir. Çünkü bu röntgenlerle iki boyutlu görüntü elde edilebilir ve sadece kemiğin yükseklik ve eni görülebilir. Fakat kemiğin çapı ve derinliği görülemez. Dolayısıyla implantın yapılabilirliği ve en uygun nereye hangi açıyla yapılabileceği iki boyutlu görüntüler üzerinden belirlenemeyebilir. Ayrıca yerleştirilecek olan implantın çap ve boyu için en doğru değerlendirme üç boyutlu görüntüleme sistemleri ile alınabilir. Üç boyutlu görüntüleme sistemleri diş eti açılmadan implantın en iyi şekilde nereye ve nasıl yerleştirilebileceğini belirlemede çok önemli bir araçtır.

Kapalı cerrahi öncesi hastanın ağız içi üç boyutlu görüntüsü alınır. Sonrasında hekim, bilgisayrda “cerrahi guide” hazırlama programında hastanın diş ve çene yapısını analiz eder. Analiz sonuçları üzerinden nereye hangi açılarla ve hangi ölçülerde implant yapılacağının planlamasını yapar.

Her implant markası ile kapalı cerrahi yapılamamaktadır. Kapalı cerrahi için bazı implant markaların kendi implantlarına özel frez setleri ve plak hazırlama için “sleve”’leri

bulunmaktadır. Bu alanda çözüm üreten markalar hakkında bilgi almak için bize danışabilirsiniz.

Yapılan implant planlamasının ardından oluşan digital veri özel CadCam sistemlerini aktarılır ve bu sistemler aracılığı ile el değmeden cerrahi şablon oluşturulur. Bu şablon implant cerrahisini yapacak hekimin implantları hangi bölgelere nasıl yerleştireceğini gösterecek olan bir şeffaf plastikten oluşan bir plaktır. Şeffaf plastikten oluşan plağın üzerine implant yuvalarını açmak için kullanılan frezleri yönlendiren “sleve”’ler takılır. Sonrasında bu plak dezenfekte edilerek cerrahi işlem için hazırlanır.

Tamamen dişsiz çenelerde:

Hastanın hareketli protezleri varsa, mevcut protezleri içerisine baryum sülfat maddesi sürülerek röntgen o şekilde alınır. Bu sayede kemikle diş eti arasındaki mesafe daha net olarak tespit edilebilir. İkinci yöntem olarak hastanın çene kemiğine ufak anestezilerle 2 ya da 3 tane mini implant yerleştirilerek çenesinin 3 boyutlu görüntüsü alınır. Hedef planlama soncunda üretilen cerrahi guide’ın hasta ağzına stabil bir şekilde oturmasıdır.

Cerrahi Aşama:

Hazırlanmış olan plak ağıza yerleştirilir. Hastanın ağzında cerrahi plaktaki yönlendirmeler doğrultusunda, bisturiyle derin kesikler açılmadan sadece implantların girebileceği küçük delikler açılır. Gerek görüldüğü durumda herşeyin planlamaya uygun gidip gitmediğini denetleyebilmek hastanın çenesinin 3 boyutlu görüntüsü yeniden alınır. Bu deliklerden implantların yerleştirilmesi için frezler aracılığıyla kemikte aşındırmalar yapılır. Sonrasında implantlar yerleştirilir. Son aşama olarak implant yerleştirilen bölgeye diş eti şekillendiricileri konur. Bunun amacı diş etlerini sonradan yapılcak protez için şekillendirmek ve diş etinin orayı kapatmasını engellemektir. Bu cerrahi sonrasında diş etine dikiş atılmasına gerek olmaz. Bu nedenle dikişsiz cerrahi olarak da adlandırılır.

Bu yöntemin klasik yöneteme göre en önemli üstünlüklerinden biri sabit protezin implant aşamasında yapılabilme şansı ve kolaylığını artırmasıdır. Çünkü kapalı cerrahi sonrası hasta ağızında şişlik çok daha az görülmekte ve dikiş olmadığı için protez ölçüsü çok daha sağlıklı alınabilmektir.

Protez aşaması:

Kapalı cerrahinin klasik implant cerrahisine göre en önemli üstünlüklerinden birisi protez alanındadır. Klasik yöntemde implantlar yerleştirilir ve ardından protez ölçüsü alınarak protez implantlara göre yapılır. Kapalı cerrahide ise ilk aşamada protez planlanarak implantlar protez için en uygun yerlere yerleştirilmeye çalışılır. Bu sayede daha estetik, daha stabil ve daha fonksiyonel protezler elde edilebilir.

Bunun dışındaki protez aşamaları klasik cerrahideki protez aşamaları ile aynıdır.